
Bekleme artık beni, geldim
Günortasındayım işte öylece
Savaşlar bitmeden geldim
Kurşun yemeden
Bir yanım eksilmeden
Sana dayanamadan geldim işte, sendeyim… Devamını okuyun »
Osmanlı-Fransa İlişkileri ve İlk İkamet Elçimiz Moralı Esseyid Ali Efendi
Giriş
Bugünü anlayabilmek ancak geçmişi doğru analizler çerçevesinde değerlendirmekle mümkündür. XX. Yüzyılda yaşanan iki dünya savaşı ve halen devam eden savaşlar, iktisadi buhranlar ve soysa-kültürel sorunlar, bunlara yol açan çok yönlü tarihi gelişmeleri anlamaya olan ihtiyacımız her zamankinden daha fazla kendini hissettirmektedir. İnsanlığı tehdit eden problemlere çare aramak, siyasi gelişmeleri anlayabilmek ve bunların neticeleri hakkında öngörülerde bulunabilmek ancak toplumların, ideolojilerin, siyasi, ekonomik ve sosyal sistemlerin tarihi gelişimini ve bunların temelinde yatan faktörleri iyi tanımak ve tanımlamakla mümkündür.
Westfalya Antlaşması uluslararası ilişkilerin temelini oluşturmakla birlikte diplomasinin de gerçek anlamda başlangıcıdır. Fakat Westfalya Antlaşması’na rağmen diplomasiyi ilk çağlara dayandırmak mümkün. İlin ve Segal’in birlikte hazırladığı “İnsan Nasıl İnsan Oldu” eseri incelendiğinde birden bire ortaya çıkan ve sosyalleşmeye başlayan insan gün geçtikçe daha fazla bir araya gelmeye başlar. Devamını okuyun »
Acıya sewdalı bir kız tanıyorum
Gecede duruyor
Acıya mersiler dizen
Severken acı ile beslenen
Sevmezken de…
Acınası bir acı severlik
Yüzünde acımsı bir hüzün
Devamını okuyun »
ayak sesini izle
ve geceyi
kapı çarpacak birazdan
ardından sokağa açılacaksın,
dar, engebeli, dolanan sokaklar
sonra sokakta yağmur kokusu seni izleyecek
ben izlerim seni hemen ardınsıra
aramızda sadece gölgen
Devamını okuyun »
Derdim günüm paslanmış çelik değil
Karanfillerdi
Sana taptığımdan değil
Kırmızının gücüneydi yakıştı demelerim
Öyle hayran bakışlarım ondandı, fotoğraflardaki kırmızılıklara
Kim daha çok seviyor, kim daha az seviyor
Bir paradoks
Devamını okuyun »
Gece, özlemin dışavurumudur
Dibe vurup insanı,
Yerinden etmesidir
Gece, sewdanın günyüzüne çıkma biçimidir
İnsanı sarsmasıdır
Gece, seni yeniden tanımanın ve tanımlamanın bir başka adıdır
Devamını okuyun »
Aşırılık, aşırıcılık mıdır?
Türkiye Cumhuriyeti Başbakan’ı Recep Tayip Erdoğan, “Aşırılıklara prim vermeyen bir ülke olma yolunda olacağız. Hangi düşünce olursa olsun hepsinde aşırılık zararlıdır. Biz ortayı tutturacağız ve orta yolda yolumuza devam edeceğiz. İdeal olan budur. Aşırılığa giden tehlikeye düşer. Aşırılıkları tasvip etmeyeceğiz“ diyordu İzmir’de katıldığı bir toplantıda. Peki, ama neydi sahi aşırılık? Ortak bir tanımı olabilir miydi? En ideali gerçekten orta yol mudur? Bizce aşırılık olan başkalarınca olmayabilir mi? Aşırılık sadece dinsel miydi yoksa terör temelli miydi yahut başka temelli aşırılıklar da mümkün müydü? Başka alanlarda da olması mümkün müdür? Bugün aşırılık diye tanımlanan yarın olmayabilir miydi, zaman içinde böylesi bir değişim mümkün müydü? Peki, nerede başlıyordu aşırılık, nerede bitiyordu? Aşırılık bir tehlike arz ediyor mu, nerede başlar bu tehlike, nerede biter?
Devamını okuyun »
Etiketler:
amerika,
aşırı,
aşırıcılık,
aşırılık,
ayrım,
din,
dünya,
felsefe,
ifrat,
tarih,
terör
HİÇBİR ŞEYİ DEĞİŞTİREMEYECEĞİZ.
YÜZÜNDEKİ ÇİZGİLER AĞIRLAŞTIĞINDA
VE ENGEL OLAMADIĞINDA TİTREYEN ELLERİNE.
GÖZLERİNİN İÇİNDE ZORLA GÜLÜMSEYEN,
SON PARILTIN DA ÜZERİNE ÇÖKTÜĞÜNDE,
İŞTE O DERİN KARANLIKLA BAŞBAŞASIN
”DEĞİŞMEYEN HERŞEY ” SANA, İNADINA GÜLÜMSEYECEK
UĞURLARKEN GENÇLİĞİNİ..
”BU İLK KIYAMETİNDİR ”
Devamını okuyun »