Osmanlı devletinde ekonomi basını

Tarihi veriler bize Ekonomi Basını’nın geçmişinin çok eskilere dayandığını belgelemektedir. Batıda ve Türkiye’de karşılaştırmalı ekonomi basını ve 1840-1960 arası ekonomi basını:
Dünya üzerinde güç dengelerindeki değişimler, sanayi ve ticaretin birbirini besleyerek hızla gelişmesi, taşımacılıkta sağlanan gelişmeler, icatlar ile keşifler Osmanlı döneminde yeni bir ekonomik sistemin başlatılmasını sağladı. O güne değin uygarlık ve gelişmenin örnek coğrafyası kabul edilen Doğu İmparatorluklarının önünde artık yeni bir problem vardı: “Modernleşme” ile beraberinde gelen farklı bir “ekonomi” anlayışı.
Dünyada yeni bir ekonomi anlayışının hüküm sürdüğü bu döneme uyum sağlayabilmek adına Osmanlı, önemli adımlar atmıştı. Bunlardan birisi de ülkede yayın yapacak yazılı basını kurma ve yönlendirmeydi. Günlük gazetelerin yayınlarında, ekonomi haberlerine de yer vermesi talep edilmişti. Bunun için, hatta Batıda yüz yıl önce yayınlanan uzmanlaşmış ekonomi gazeteciliği örnek alınmış, müstakil bir gazetecilik olan ekonomi basınının kurulması teşvik edilmişti.
Ne var ki, bu dönemde Osmanlı’da güçlü bir ekonomi basını oluşturulamadı. Ancak, dönemin siyasi ve sosyal yapısındaki değişiklikler, ekonomi haberleri üzerinden eleştiri konusu haline getirildi. Günlük gazetelerde müstakil ekonomi haberlerinin düzenli bir şekilde akışı da gerçekleştirilemedi. Ancak Osmanlı’da yayınlanan gayrimüslim gazeteleri, dünyadaki borsa ve ticarete yönelik haberleri günlük yayın akışı içinde okuyucuya aktarmaktaydılar.
Ekonomi basını Osmanlı yöneticilerinin çok istemesine rağmen; bu dönemde ticaretin gayrimüslimlerin elinde olması, ekonomiye gereken önemin verilmemesi, sürekli krizlerle savaş ortamında yaşayan Müslüman bir Osmanlı vatandaşının dış ülkelere, iş amaçlı gezi yapamaması gibi pek çok nedenden dolayı gelişememişti. Oysa bu dönemde küreselleşmenin ilk dalgası batıda başlamıştı bile… Bu ilk küresel ekonomi dalgasına Osmanlı, bu şartlar altında uyum sağlayamamıştı. Pek çok Avrupa ülkesi, bu dönemde ABD’nin dünya sahnesinde yerini almasıyla birlikte ciddi bir ekonomik ve siyasi krize girmişti.
Avrupa’da bankacılık sistemini sarsan ve dünyada küresel bir ekonomik krize sebep olan bu dönemi İktisatçı Prof.Dr. Gülten Kazgan şu şekilde anlatmakta:
“…Avrupa’da 1870-1875 arası yaşanan ekonomik kriz, çok sayıda bankanın peş peşe batması ve reel kesimde çöküşle devam etti. Bunun gerisinde yatan olay, ABD’den gelen ucuz tarım ürünlerinin Avrupa ülkelerini istila etmesi idi. O dönemde de tarım bütün ülkelerde önemini korumaktaydı. ABD kaynaklı bu fiyat düşüşlerinin verdiği ivme ile ülkeler peş peşe krize girdi. Osmanlının da pazarı, Avrupa olduğu için başlıca gelir kaynağı olan tarım ürünleri ve madenlerde bu fiyat çöküşlerinden olumsuz etkilendi. Osmanlı, 1875’de bu kriz temelli olarak moratoryum (borç ödeyememe durumu) ilen etti. Bunun üzerine 1880’de Duyun-i Umumiye İdaresi kuruldu. Ve bunu izleyen yıllarda, hatta I.Dünya Savaşına kadar Duyun-i Umumi İdaresi, Osmanlı’yı borç ödeyebilir duruma getirmek için çeşitli önlemleri devreye soktu; bir kısım vergilere el koydu. Üretimi artırmak için özel yöntemler uyguladı. Bursa’da ipekçilik okulu kurdu, o zaman ipek ihracatı önemli idi. Osmanlının borç ödeyebilir hale gelmesi için demiryollarının yapımı teşvik öğesi olarak devreye girdi. Bu ağır ekonomik şartlar altında Osmanlı, I.Dünya Savaşı’na girdi. Savaş sırasında, Duyun-i Uumumi İdaresi’nin faaliyeti durduruldu. Savaş bittikten sonra Osmanlının yenilgisi üzerine, bu borç sorumluluğu bütün ağırlığıyla devreye girdi…”
OSMANLI GAZETELERİ REKLAMI KEŞFETTİ
Osmanlı’da batı ölçülerinde olmasa bile “Ekonomi basını” gibi bir kavramın tanınmasını sağlayan en önemli kanallardan birisini de reklamlar oluşturmuştu. Batılı tüccarlar, Osmanlı ülkesine ürünlerini satabilmeyi amaçlıyorlardı. Çünkü o dönemde Avrupa’da üretilen hemen her ürün, bir “Pazar” ortamı yaratılmadan ülkeye sokulmuş; toplum bunların pek çoğunun adını bile duymamıştı.
Osmanlı’da ekonomik amaçlı peş peşe ürün reklamları yayınlanıyordu. Gazetelerde boy boy reklamı yapılan Avrupa ürünleriyle rekabet etme görevi de devlete düşüyordu; çünkü özel teşebbüs yok denecek kadar azdı. Batılı tüccarlar da bu arada, İstanbul basını aracılığıyla başlatmış oldukları ekonomik amaçlı, reklam kampanyaları, etkisini gösterecek; Osmanlı’da ciddi bir pazar payı yakalayacaklardı.
Osmanlı kadınları özellikle Paris’ten ithal edilmiş son moda kıyafetleri giyecek, yerli terzilerin Avrupai kumaşlardan hazırladıkları pek çok son moda kıyafet Pera mağazalarında sergilenecekti. Bu gelişmeler, basında ekonomi kaynaklı, haber, yorum ve eleştirilerin hızla artmasına neden olacaktı.
Ayrıca Batılı tüccarların, gazetelerde başlattığı reklam atağına dayanamayan çok sayıda küçük ölçekli tarım ve dokumacılık üzerine kurulu yerli işletmelerde kapanma noktasına gelecekti. Hatta, devletin büyük bir gelir kaynağı durumundaki “Feshane” de kapanma tehlikesiyle karşı karşıyaydı.
Yerli üretimle pazar payını artırmaya çalışan Feshane, bu tarihlerde ülkede tek süreli yayın kuruluşu olan Devletin resmi yayın organı Takvîm-i Vakai’ye bir reklam vermiş, ithal fesleri karalama kampanyasına girişmişti.
Feshane Nâzırı Ömer Lütfü Efendi tarafından verilen ve aynı zamanda Osmanlı basınında ilk ciddi ticari reklam örneği şu şekildeydi: “…Feshane-i Ämire’de imal kılınan feslerin renk, kumaş ve biçimleri Tunus fesinden la ve cünud-ı muntazama-i şâhâne idare olunduktan sonra Dersaadet sekenesine ve Rumeli ve Anadolu ahalisine kifayet ederek bundan böyle biçim ve kumaşı uygunsuz ve bahası ziyade olan Tunus fesine ve iki-üç ayda falşup işe yaramayan sâ’ir feslere ihtiyaç kalmayacağı …” şeklinde devam etmektedir.
![]() |
| Tarihi veriler bize Ekonomi Basını’nın geçmişinin çok eskilere dayandığını belgelemektedir.
Basın organları kişilere ve kurumlara yönelik eleştirilerini bugün olduğu gibi geçmişte de ekonomik hayat üzerinden yapmakta idi: Tanzimat Döneminin ünlü devlet adamı ve yazarı Ahmet Cevdet Paşa’nın Osmanlı ileri gelenlerinin lüks olarak değerlendirdiği hayatlarına yönelik yaptığı şu eleştiriye kulak verelim: “Kırım savaşı arefesindeyiz. Fakat devlet hazinesi tamtakır, kuru bakır kaldı. Buna karşılık Beyoğlu’nun gayri müslim sarraflarına olan borçlar gittikçe yükselmekte. İstanbul’da yaşayanlar son zamanlarda hayat tarzlarında çok büyük sosyal değişiklikler gözlemlenmekte olup; bunun da sebebi şudur: İşaret edildiği üzere Abbas Paşa Valiliğinde Mısır’dan İstanbul’a pek çok paşalar, beyler, hanımlar göç eylediler. Büyük paralarla yalılar- konaklar aldılar. Alafranga möbleler ile döşediler. Bol bol paralar sarf ettiler. Sefahat kapılarını açtılar. İstanbul’un yüksek devlet adamları ile kibar aileleri, bu Mısır döküntüleriyle aşık atmaya ve vükela eşleri de Mehmet Ali Paşa’nın kızı Zeynep Hanım’ı taklit ile israf ve sefahate kalkıştılar…” |
DERSAADET TİCARET ODASININ GAZETESİ
Dünya ekonomik sistemindeki gelişmeler, farklı bir anlayışla üretimin ve ticaretin yeniden örgütlenmesini gerekli kılıyordu. Osmanlı devleti yöneticileri gelişmenin yeni merkezi olarak ortaya çıkan batı ile aradaki farkı kapatmak için tarım, sanayi ve ticaretin geliştirilmesi amacıyla bir dizi idari ve hukuksal düzenlemeye gitmişti.
Batı standartlarını yakalamaya yönelik ticaret odalarının oluşturulması bu yöndeki çalışmaların ilk örneklerindendir. Bu amaç doğrultusunda, 25 Haziran 1876′da Meclis-i Ticaret ve Ziraat kuruldu. Büyük ölçüde “uzman ve entelektüel danışmanlık” olarak değerlendirilebilecek bir işlev ve konumda bulunan Meclis-i Ticaret ve Ziraat, zaman içinde Meclis-i Ticaret olarak faaliyetlerini sürdürmüştü.
Meclis-i Ticaret; 19 Ocak 1880′de kurulan Dersaadet Ticaret Odası’nın çekirdeğini oluşturmuş ve 14 Ocak 1882 tarihinde “Dersaadet Ticaret Odası” adıyla çalışmalara başlamıştı.
Dersaadet Ticaret Odası aynı zamanda pek çok yenilikleri hayata geçireceğini de ilan etmişti. Bu yeniliklerden birisi de odanın sorumluluğunda çıkarılacak olan ilk ticaret gazetesiydi. Osmanlı döneminde ekonomi alanında ilk ihtisas gazetesi olarak kabul edilen gazetenin yayınlanması çeşitli imkânsızlıklardan dolayı 1885 yılında gerçekleşebilmişti.
Gazetenin çıkartılacağı 1881 yılında ifade edilmiş; ancak ilk sayısı 5 Ocak 1885 tarihinde yayınlanmıştı. Dönemin Ticaret Nazırı Suphi Paşa, oda gazetesinin bir an önce yayınlanmasını ve eğer gerekiyorsa Ticaret Nezaretinin, bu konuda yardım yapılabileceğine dair bir tezkere göndermişti.
Tezkerenin ardından on beş günde bir gazete yayımlanmaya başladı. İlk çıkış fiyatı 5 kuruş olan gazete, başlangıçta Levand Herald matbaasında, sonra kapatılana değin Oda’nın kendi matbaasında basılmıştır.
Dersaadet Ticaret Odası Gazetesi, Osmanlıca’nın yanı sıra “Le Journal de la Chambre de Commerce de Constantinopole” ismiyle Fransızca olarak da yayınlanmaya başlamıştı. Gazetenin Türkçe adında da 1912 yılında “Dersaadet Ticaret ve Sanayi Odası Gazetesi” olarak değişikliğe gidilmişti.
1923 yılına değin 15 günde bir yayınlanan gazete daha sonra haftalık olarak devam etmiş.
En az 4, en çok 12 sayfa halinde değişen sayfa hacmiyle basılmıştır. Sayfa sayısındaki bu farklılık Türkiye’nin yaşadığı ekonomik krizlerle doğrudan ilgiliydi. Gazetenin iç düzeni de zaman içinde değişikliğe uğramış, imzalı ve imzasız makaleler, fiyat indeksleri, ilanlar, iç ve dış ticarete dair rakamlar, ticaret haberleri, duyurular gazetede yer almıştır.
Osmanlının diğer odalarının ekonomik yayını olmaması sebebiyle, dönemin odalara ilişkin haber ve görüşleri de Dersaadet Ticaret Odası Gazetesi’nden izlemek mümkündü. Taşra ticaret odalarına ilişkin haberlerin yanı sıra odaların faaliyet raporları ve hükümet nezdindeki girişimlere ilişkin bilgiler de bu gazetede yayınlanırdı. Bütün bunlar Osmanlı’nın ekonomi yayınına verdiği önemi göstermektedir.
Oda gazetesi, zaman zaman çıkan haberler ile yorumlara yönelik devlet yetkililerinden uyarı ve ihtarlar aldığı dönemler de çok olmuştur. Odanın tarihinde duraklama devri olarak kabul edilen dönemlerde Ticaret ve Nafia Nezareti tarafından, gazetenin ıslahına yönelik çarelerin düşünülmesine yönelik ihtarlarla da karşılaşmıştır. Dönemin Ticaret ve Ziraat Nazırı Hüseyin Kazım’ın uyarısı bu konuya örnek teşkil etmektedir:
“…Dersaaet Ticaret Odası Riyaset-i Aliyesine, Oda namına neşredilmekte olan gazetenin gerek mündericatı ve gerek intizamı hakkında nazar-ı dikkat-i aliyyelerini celbe lüzum görüyorum. Hafta bir neşredileceği babında muharrer olan bu gazete iki buçuk ay tehirle çıkarıldığı gibi, mündericatı da ticaret-i Osmaniye’yi alaka ve menfaatdar edecek şekilde değildir. Dersaadet’teki ecnebi ticaret odalarının neşretmekte oldukları mükemmel mecmualara karşı oda gazetesinin bir derece olsun ıslahı çaresinin taharrisi tavsiye olunur…”
![]() |
| İTO’nun gazetesi Dersaadet, 1884 yılında yayımlanmaya başladı. Zaman zaman devlet yöneticileri içeğinin batıdaki gazetelerde olduğu gibi zenginleştirilmesini talep ettiler. Dersaadet Gazetesi’nde Osmanlı döneminde yerli ve yabancı borsalara yönelik haberler ile diğer ekonomik konular gündeme getiriliyordu. |
Bu dönem gazetecilerinin, ilgilendikleri en önemli konuların başında, dünya iktisadi sisteminin Osmanlı memleketlerinde sebep olduğu sosyal problemler gelmekteydi.
Mustafa Reşit Paşa’nın İngilizlerle 16 Ağustos 1838 tarihinde yaptığı ticaret anlaşması ile yabancı devletlerden almaya başlanan borç para ve kapitülasyonların sanayileşme ile toplumsal hayata etkileri, dönemin basınında çok sık tartışılmaktaydı. Ne var ki, Osmanlı Devleti ekonomide, “tek” güçtü. Çünkü özel teşebbüste, sermaye yok denecek kadar azdı. İmparatorlukta her şeyin sahibi Osmanlı idi. Bu olgu, müstakil bir ekonomi basınının oluşamamasına da sebep olacaktı. Oysa batıda Osmanlı’nın çağdaşı olan ülkelerde ise sermaye, hızla halka yayılmaktaydı.
Osmanlı gazetelerinde de bu dönemde Batı ülkelerinde olmasa da zaman zaman halkı ilgilendiren ekonomi konularının haber konusu olduğunu görmekteyiz. Örneğin: 1889 yılında koyulan patent vergisi, ekonomi içerikli bir tartışma konusu olmuştur. Devletin, koymuş olduğu patent vergisini yabancılar ödemek istememektedirler. Bütün bunları, Tercuman-ı Hakikat, Sabah Gazeteleri ile Dersaadet Ticaret ve Sanayi Odasının o dönem ki yayınlarından, öğreniyoruz. Bu durumdan müteessir olan bir Osmanlı vatandaşı, gazetelere gönderdiği mektubunda konuyu şöyle aktarıyor:
“… Yabancıların bizim memleketimizde serbestçe ticaret yapmakta oldukları halde bu yasal vergiyi ödemek istememelerine karşılık bizim de yabancılarla alış-verişi kesmemiz gerekmektedir… “
Dersaadet Ticaret ve Sanayi Odası yayınları arasında bulunan Levand Herald Gazetesi ise tartışma konusu olan patent vergisini eleştirerek, ithal malın daha ucuz olduğunu ve bunların satın alınması gerektiğine işaret etmektedir.
Osmanlı padişahları tarafından 19.yy’da desteklenen basın, zaman içinde dünyadaki pek çok ekonomik ve siyasi fikir hareketinin görüşlerini savunacak ve kamuoyu oluşturabilecek çeşitliliğe ulaşacaktı. Gerek İttihat ve Terakki döneminde gerek Kurtuluş Mücadelesi yıllarında basını, siyasi ideolojinin yanı sıra ekonomi politikalarından da bahsedecekti.
Bu dönem basını, İttihat ve Terakki Cemiyeti’ne hâkim olan İslam-Türk Osmanlı İmparatorluğu fikrinin ekonomi politikasının da hazırlayıcısı ve kamuoyu yaratıcısı mahiyetindedir. Öte yanda Kurtuluş Savaşı yıllarında; faaliyet gösteren Akşam ve Vakit gazeteleri Mustafa Kemal’in başlattığı milli hareketi destekleyecek. Ekonomik sistem olarak da dönemin liberal ekonomi kurallarını savunacaktı.
BATIDA, EKONOMİ BASINI MODASI VAR!..
Batıda, sanayi devrimi ile matbaa teknolojisinde rotasyona geçilmesi ekonomi basınının da gelişimini hızlandırdı. Özellikle 2. Dünya Savaşı sonrasında Avrupa’da moda akım; her ülkenin günlük bir “ekonomi gazetesi” olmasıydı. Kuşkusuz kapitalizme paralel bir şekilde teknolojinin, paranın, kredi kurumlarının ve bankaların öneminin artması bu istekte etkili olmuştu.
Batıda ve Türkiye’de karşılaştırmalı ekonomi basını:
-1700’lü yıllarda İngiliz gazetelerinde ilk ilanlar çıktı. Osmanlı da 1900’ler.
-1700’lü yıllarda, batı gazetelerinde şileplerin limanlara gelişleri ve yükleri veriliyordu. Osmanlı’da ise deniz ticaretine gereken önem verilmiyordu.
-1793: ABD’de Farmer Weekly Museum adlı ilk ekonomi dergisi yayınlandı.
-1827: New York’ta Journal of Commerce adıyla ABD’nin ilk ticaret gazetesi. Biz de ise 1885 yılında Dersaadet Ticaret Odası (İTO)’nın gazetesi yayınlandı.
-1835: New York Herald gazetesinde ilk günlük ekonomi sayfası yayınlandı; biz de ise 1969’da Milliyet Gazetesinde yayınlandı.
-1849: Julius REUTER, ekonomi ajansını kurdu; 1925’de AA (Anadolu Ajansı) ”Siyasi-İktisadi Haberler”, ”Borsa Kapanış Fiyatlar Bülteni”, ”Hususi Mali Servis” gibi isimler altında ekonomi haber servisi oluşturuldu.
-1843: İskoç şapka yapımcısı James Wilson, The Economist’i kurdu. Yaygın dağıtımı yapılan Ekonomist, Para, Kapital gibi dergiler biz de ancak 1980’lerde oluştu.
-1882: Dow Jones endeksi oluşturuldu. Biz de ise İMKB (İstanbul Menkul Kıymetler Borsası)
26 Aralık 1985 yılında kuruldu.
-1888: Financial Times kuruldu.
-1889: Wall Street Journal kuruldu.
- 1812 yılında yayın hayatına giren London Tımes’ın ardından Avrupa’da günümüzde de güçlü bir şekilde varlığını sürdüren çok sayıda gazete, yayın hayatına girdi.
-1825: Paris La Cote Desfos
-1861: Zürih Schwezerıshe Handel Zeitung
-1865: Milano’de İl Sole 24 Ore,
-1896: Kopenhag Borsen,Brüksel’de L’Echo, Madrit Espano Economia,
-1876 Tokyo Nihon Keizai Schimbun.
1840-1960 yılları arasında Türk Ekonomi Yayıncılığı (Kaynak: Ekonomist Yıllığı)
-1851:Yabancılar ve gayrimüslimlere hitap eden Le Commerce de Constantinople yayınlanmaya başlandı. Gazete 1871’e kadar yayınını sürdürdü.
-1866:İlk Türk ticaret gazetesi Takvim-i Ticaret çıktı. Bu gazetede ancak 7 yıl yaşayabildi.
-1884:Dersaadet (İstanbul) Ticaret Odası Gazetesi yayımlanmaya başladı. Bu yayın 1912’de aylık dergiye dönüştü.
-1908:İstibdad dönemi bitince teorik yayınlarda artış görüldü. Bu dönemde Ulum-i İktisadiye Mecmuası, İçtimaiye Mecmuası, İktisat Mecmuası, Sanayi Dergisi, Ticaret Umumiye Mecmuası gibi yayınlarda dönemin ekonomik ve sosyal konuları işleniyordu.
-1928:Dönemin ilk ekonomi gazetesi, Zeki Cemal tarafından Ekonomi adıyla yayınlandı.
-1942:İzmir Ticaret, Süha Sukuti Tükel tarafından kuruldu. Bu gazete yayınını halan yerel bir gazete olarak sürdürüyor.
-1944:Savaşın son yıllarında kurulan Ekonomi bir yıl sonra kapandı.
-1948:Yeni İstanbul günlük gazeteler içinde ilk ekonomi sayfasını açtı. İthalat ve ihracatla uğraşan Habib Edip Törehan tarafından kurulan gazetenin bu sayfasında emtia borsalarından haber ve kotalara, gümrük oranları konusunda haberlere yer verildi.
-1958: İstanbul Ticaret Odası haftalık İstanbul Ticaret Gazetesi’ni çıkartmaya başladı.
(Bu metin Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yayınları arasında yayınlanan ve İTO’nun katkıları ile hazırlanan EKONOMİ BASIN TARİHİ adlı kitaptan derlenmiştir)
(Haber 7)




Yorum Bırakın.