Beklemek

Bir melek görmek düşü ile gittim
Hazerfan’nın gölgesinin düştüğü yere
Akşam serinliğinde, olta ile balık peşinde balık sewdalılar
gökyüzünden denizin dibine salarlar oltayı

İnsanlar karınca kadar çok,
Karıncalar kadar telaşlı,
bir an önce yuvanın kapsından içeri adım atma telaşında
arpa tanesinde, çavdar yaprağında gönlü hepsinin
ve düşler, düşünceler…

Hayat bize keyif çatma şansı vermiyor
Bize yapıyor tüm oyunlarını oyununu
her voltasında ayakları altında ezilen biz oluyoruz
En iletişilecek zamanda iletişimsiz kala kaldım
iletişim çağının en tepesinde bir yerdeyiz
zamansız
ama iletişemediğimiz bir andayız
ki dumanla anlaşılabilen zamanlar vardı
şimdi anlamakta sıkıntı çektiğimiz zamanlar

Dolandım durdum gölgesinin düştüğü yere, Hazerfan’ın
meleğim, insanlara karışmış,
insanların vapur iskelesinde bekler beni,
Beklediği yerler aydınlık
Ben kördüm
kendi gölgemde karanlıktayım

bir ara kadıköy’e ay doğdu
saray burnunda görünmesi ile birlikte
ben hala kördüm

şimdi sen, oradasın
ben düşlerindeyim
sen uzaktasın
uzaklaşmaktasın
karanlıkta koma beni
bırak aydınlığın gözlerimi alsın

Hakan TUNÇ

gölgemin karanlığındayım
22.04.2008
hkntunc@gmail.com