ayak sesini izle

ve geceyi

kapı çarpacak birazdan

ardından sokağa açılacaksın,

dar, engebeli, dolanan sokaklar

sonra sokakta yağmur kokusu seni izleyecek

ben izlerim seni hemen ardınsıra

aramızda sadece gölgen

ve bir kaç yağmur damlası

yürüyoruz işte ardın sıra

yağmurun altında

gece, yağmur ve biz

ortasından geçiyoruz tüm sokakların

karşıdan gelenin içinden geçmek istiyoruz

kenara çekilmek yerine…

gecenin sesi sarmış evleri

sessizlik upuzun bir yol adeta bitmek bilmiyor

gece ne kadar da uzundu

sabah ne kadar da uzak

bir sokaktan geçiyoruz, sessizliğin içinden geçerek

biraz sonra fısıltıların uğultuya döndüğü bir küçük meydana varıyoruz

bir küçük esnaf dükkanının önünde duruyoruz

öylece, yağmur üzerimize yağıyor

ince ince sızıntılar sokaklardan meydanlara akıyor,

orada kol kola girerek, güçlenerek kanallardan geçecekler birazdan

işte dereler(özerklik) az ötede duruyordu ve ardından ver elini özgür dünya; işte deniz…

gecedeyiz, yağmurda

her an bir gitmeye hazır

birazdan gözden kaybolacağız ayrı yönlerde

sabaha açılırken

ilk kızıllık düşmeden belki ufka

Hakan Tunç

1.39 – 14 Haziran 2bin9

hkntunc@gmail.com