ayak sesini izle ve geceyi…
ayak sesini izle
ve geceyi
kapı çarpacak birazdan
ardından sokağa açılacaksın,
dar, engebeli, dolanan sokaklar
sonra sokakta yağmur kokusu seni izleyecek
ben izlerim seni hemen ardınsıra
aramızda sadece gölgen
ayak sesini izle
ve geceyi
kapı çarpacak birazdan
ardından sokağa açılacaksın,
dar, engebeli, dolanan sokaklar
sonra sokakta yağmur kokusu seni izleyecek
ben izlerim seni hemen ardınsıra
aramızda sadece gölgen
Derdim günüm paslanmış çelik değil
Karanfillerdi
Sana taptığımdan değil
Kırmızının gücüneydi yakıştı demelerim
Öyle hayran bakışlarım ondandı, fotoğraflardaki kırmızılıklara
Kim daha çok seviyor, kim daha az seviyor
Bir paradoks
Gece, özlemin dışavurumudur
Dibe vurup insanı,
Yerinden etmesidir
Gece, sewdanın günyüzüne çıkma biçimidir
İnsanı sarsmasıdır
Gece, seni yeniden tanımanın ve tanımlamanın bir başka adıdır
Bugün burada beter bir yalnızlık
Kaç gündür komik bir bekleyiş
Ne acı, ne de keder
Dehşetli bir umut
Bu umut kesin öldürür beni
yarına kalmam imkansız
bu yalnızlık tam afişlik
koysan tezgaha; yok satar kesin
bir şiir yazdım geçenlerde buna dair
yalnızların diline dolandı
bestesi de yapıldı
uzaktan bir arkadaşım gelecek
belki yarın
gelirse çoğalacağız
bitecek bu hal
ama halimiz hiç dinmeyecek
yalnızlık, [...]
derler ki güller kokladıkça
şarap bekledikçe güzelleşirmiş
Lawi Semsur’e de bağa benzer baktıkça güzelleşir…
dağa benzer bakmadıkça
kar düşer eteklerine tepelerine, devamlı…
sen üşürsün
Hakan Tunç
29 Nisan 2009, 23:19
hkntunc@gmail.com